
-H-
Hacı hacıyı Mekke'de bulur : Aynı düşüncede olan insanlar, ayrı
ayrı davransalar bile bir gün aynı yolda buluşurlar. Kendilerine
ait yolda veya yerde buluşurlar, birbirlerini bulurlar.
Hacı Mekke'de, derviş tekkede : İnsanlar yetişme şekillerine göre
kendilerine uygun bir ortamda yaşarlarsa mutlu olabilirler. Yoksa
ömürleri sıkıntı içinde geçer. Bulundukları yerde sevilmez ve
istenmezler.
Haddini bilmeyene bildirirler : Yetkili olmadığı konularda ahkam
kesenler, hak ettikleri durumlarla mutlaka karşılaşırlar.
Hak deyince akan sular durur : Anlaşmazlıklarda doğruluk, dürüstlük,
tarafsızlık, hakkaniyet yolundan hareket edilirse kimsenin söyleyecek
bir sözü, eleştirisi kalmaz.
Hak doğrunun yardımcısıdır : Tanrı, doğru olana yaptıklarının
mükafatını mutlaka verir. Doğru kimseler ilk planda başarısız
gibi görünseler de tutumlarını devam ettirdikleri sürece başarıya
ulaşacaklardır.
Helal kazanç ile pilav yenmez : Doğrulukla ve ahlakla elde edilen
kazanç, insanı kısa yoldan zengin etmeye yetmez.
Horoz ölür, gözü çöplükte kalır : Uzun süre yaşanan mekanların
unutulması kolay olmaz.
Huylu huyundan vazgeçmez : Kişilik, uzun bir zaman diliminde oluştuğu
için ani değişikliklere müsait değildir.
-I-
Ihlamurdan odun olmaz, beslemeden kadın olmaz : Yaşam içinde her
konu birbirine uygun olursa başarı olur ve devam eder.
Irmak kenarına çeşme yapılmaz : Birbirine zıt verimlilikteki iki
kurum veya sosyal müessesenin, aynı ortamda varlıklarını sürdürmeleri
zordur.
Irmaktan geçerken at değiştirilmez : Yapılmaya başlanan bir işte,
ilk zamanlar başarı elde edilmeyebilir. İşin daha başarılı yapılması
için uygulanan yöntemler de değiştirilebilir. Olumsuz bir ortamda
yöntem değiştirmek doğru değildir. İyi sonuçlar vermez.
Isıramadığın eli öp de başına koy : Yaşam içinde bir takım mücadeleler
yapılacaktır. Bu kavgada düşman bizden çok güçlü ise onunla kavga
etmemek gerekir. Kavga edilirse yenilmek muhakkaktır.
Isırgan ile taharet olmaz : Başarılı bir iş oluşturmak için işe
yarar, faydalı araç kullanmak gerekir. Kötü malzeme ile iyi ve
başarılı sonuçlar elde edilemez.
Isıran it, dişini göstermez : Kötülük yapmayı düşünen kişi, bunu
zamanı gelince ve aniden gerçekleştirir.
Islanmışın yağmurdan pervası yoktur : Bir konuda büyük zarar görmüş
kişi, benzer zararlardan korku duymaz.
Ismarlama hac, hac olmaz : İnsan kendi işini kendi yapmalıdır.
Başkasına yaptırılan işten başarı elde edilemez.
Işığını akşamdan önce yakan, sabah çırasına yağ bulamaz : İnsanlar
savurganlık yapmamalıdırlar. Parasını gereksiz yere harcayan,
gerektiğinde para ve mal bulamaz. Zorluk içinde kalır.
-İ-
İbadet de (mahfi) gizli, kabahat da : İbadet Tanrı ile kul arasındadır.
İbadeti başkalarına gösteriş için yapanlar Tanrı'nın emirlerini,
kulluk görevini yerine getirmemiş olurlar. İnsan bazı kusurları
yaparak olgunlaşır, tecrübe kazanır. Bunun için olgunlaşmamıza
yarayan kusurların da gizlenmesinde yarar vardır.
İçi beni yakar, dışı eli : Her şey dıştan göründüğü kadar güzel
olmayabilir. Dış görünüşe aldanmak doğru değildir.
İğreti ata binen tez iner : Kendi malımız olmayan malzemeye güvenip
bir işe başlamak doğru değildir. Malzemenin sahibi, malını geri
istediği zaman zor durumda kalır.
İğneyi evvela kendine sok, çuvaldızı başkasına : Kendisi en küçük
bir sıkıntıya katlanamayan kimse, başkalarına çok büyük sıkıntı
vermemelidir. Kendisi küçük kötülüğe katlanamayan, başkalarına
kötülükler yapmaktan kaçınmalıdır.
İki deliye bir akıllı : Birbirine zıt iki kişinin arasını bulacak,
mantıklı bir kimsenin bulunması mutlak gereklidir.
İnsan insanın şeytanıdır : Arkadaş seçiminde dikkatli ve özenli
olmak gereklidir. Kötü arkadaş kişiyi yoldan çıkarır, saptırır.
İti, öldürene sürütürler : Bir kişinin sorumluluğundaki görev
kötü şekilde sonuçlanırsa, bu sonucun düzeltilmesi için bizzat
o kişi çaba göstermelidir. İşin sorumluluğu onu yapana ait olacaktır.
İyilik eden iyilik bulur : Etrafına iyilik eden kimse gün gelir
zor durumda kalırsa ona da iyilik yapılır. Her şeyin karşılığı
muhakkak vardır.
-K-
Kabahat da gizli olmalı, ibadet de : Yapılan bütün işlerde işin
özüne inmeye gayret edilmelidir. Başkalarına gösteriş için yapılan
hiçbir işten, davranıştan iyilik ve hayır beklemek mümkün değildir.
Kabahat ölende değil, öldürendedir : Yapılan her işte karşımızdakini
sinirlendirmekten kaçınmalıyız. Karşısındakini söz ve hareketleri
ile aşırı tahrik eden kimse, onun hücumlarına karşı çaresiz kalabilir,
hatta ölebilir de. Bunun nedeni kendini kaybedip bu cinayeti işleyende
değil, onu da o derecede tahrik edip cinayeti işletendedir.
Kaçan balık büyük olur : Kişi elindeki imkanları iyi ve zamanında
kullanmasını bilmelidir. Zamanında kullanamaz ve fırsatı kaçırırsa
küçük bir fırsatı büyükmüş gibi gösterir ve boyuna aynı şeyleri
söyler. Çünkü fırsatı değerlendirememenin ezikliğini hisseder
durur.
Kadı anlatana göre fetva verir : Herkes bildiğini ve gördüğünü
eksiksiz olarak söylemelidir. Çünkü dinleyen,olayı görmeyen kimseler
anlatılana göre karar verirler.
Kadı ekmeğini karınca yemez : Kadı, kanunların uygulayıcısı olduğu
için kimse onun malına dokunamaz. Sonucunun kötü olacağını bilir.
Kadılar hakkın, kanunun ve düzenin temsilcisi oldukları için kimse
onların mallarına kötü gözle bakmaz, bakamaz.
Kanaat gibi devlet olmaz : Elindekiler ile yetinmesini bilen kimse
sıkıntı çekmez.
Kişi refikinden azar : İnsanı iyi ve kötü yola sürükleyen arkadaşıdır.
Koyunun bulunmadığı yerde keçiye Abdurrahman çelebi derler : Bir
şeyin çok kıymetlisi bulunmazsa daha aşağı değerde olan kıymet
ve itibar kazanır.
Kuru laf karın doyurmaz : Bir gayret göstermeden, bir yatırım
yapmadan yalnızca boş sözlerle başarı elde etmek mümkün değildir.
-L-
Laf ile peynir gemisi yürümez : Bir kimsenin kendini övmesi ile
gereken işte gereken sonuçlar alınmaz.
Laf lafı açar : Karşılıklı konuşmalarda konuşma bir süre uzadığı
zaman, sözden başka söze geçilmeye başlanır. Başlangıçta hiç düşünülmeyen
konulara kadar söz uzar gider.
Laf torbaya girmez : Bir konu hakkında sarfedilen sözler üzerinde
iyice düşünülmelidir.
Latife latif gerek : Şakalar karşısındakini kırmayacak biçimde
olmalıdır. Şaka yapan, karşısındakini çok iyi anlamalı, kırmadan,
incitmeden şaka yapabilmelidir.
Leyleğin ömrü laklak ile geçer : Aylak kişiler bütün günlerini
orada burada boş laflar söyleyerek boşa geçirmiş olurlar.
Lodosun gözü yaşlı olur : Lodosun sonunda yağmur yağar.
Lokma çiğnemeden yutulmaz : Bir işin iyi sonuçlanması için gereken
önem ve çalışma gösterilmelidir.
Lokma karın doyurmaz, şefkat artırır : Bir kişiye armağanlar vermek,
o kişinin ihtiyaçlarını karşıladığı için değil aradaki sevgiyi
çoğalttığı için çok değerlidir.
-M-
Mahkeme kadıya mülk değil : İnsan, yaşamı süresince güçlü makamlara
gelebilir. Böyle makamlara gelince etrafındakilere böbürlenmemelidir.
Çünkü gün gelecek,bu makamı bırakmak zorunda kalacaktır.
Mal adama hem dost, hem düşmandır : Mal insanı rahat ve huzurlu
yaşattığı için dosttur. Aynı zamanda, zengin olmanın getirdiği
tehditlerden dolayı düşmanıdır.
Mal canı kazanmaz, can malı kazanır : İnsanlar fazla kazanacağım
diyerek sağlıklarını tehlikeye atmamalıdırlar. Kişi sağlıklı olursa
mal kazanması, pek çok kazanması mümkündür. Ama sağlığını kaybederse
mal da kazanamaz olur.
Mal canın yongasıdır : Can her şeyden kıymetlidir. Zorluklarla
elde edilen mal da cana yakın değer taşır.
Mal melameti örter : Zengin olmak, insanların kusurlarını görmezden
gelmelerine yardımcı olur.
Malını yemesini bilmeyen zengin her gün züğürttür : Züğürt kimse
parası olmadığı için zorluk içindedir. Parasını yiyemeyen kimseler
ise paraları olduğu halde bu yokluğu çekenlerdir.
Mart ayı, dert ayı : Kış ile ilkbahar arasındaki geçiş dönemi
olduğu için insanlar hastalıklara daha kolay yakalanırlar.
Meyhaneciden kefil istemişler, bozacıyı göstermiş : Toplumda uygunsuz
işleri yapanlar kendi haklılıklarını, benzer kişileri göstererek
savunmaya çalışırlar.
Mühür kimde ise Süleyman odur : Bir konuda yetkili kim ise onun
sözü geçer.
Mürüvvete endaze olmaz : Yardımseverliğin ölçüsü olmaz.
-N-
Namaza meyli olmayanın ezanda kulağı olmaz : Bir işin bütününü
istemeyen kimseler, o işin ayrıntıları ile hiç ilgilenmezler.
Nasihat isteyen tembele iş bulursun : Tembel kimseler kendisine
söylenen işi başka türlü yorumlayıp, bu yorum üstüne fikirler
ileri sürerek o görevi yapmak istemezler veya kendisine önerilen
işi başka bir biçimde yapmayı öğrenirler.
Ne doğrarsan aşına, o çıkar kaşığına : Kişi çok çalışırsa gelecek
günleri de başarılı olur. Kazancı bol olur. Az çalışırsa kazancı,
başarısı da az olur.
Ne ekersen onu biçersin : Kişiler çevrelerine nasıl davranırlarsa
öyle cevap alırlar.
Ne idik, ne olduk : İçinde yaşadığımız toplum çok hızlı değişiyor.
Biz bu toplumda bulunduğumuz ortamdan çok değişik ortamlara geldik.
Bundan sonra da nerelere geleceğimiz, neler olacağı belli değil.
Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli : Esas olan başarının niteliğinden
çok devamlılığıdır.
Ne verirsen elinle, o gelir seninle : İnsanlar yaşamları boyunca
daima iyilik yapmalıdır. Bu iyiliklerin karşılığı, bir gün mutlaka
sahibini bulacaktır.
Nerede birlik, orada dirlik : Kişiler arasında anlaşma, duygu
ve düşünce birliği olursa orada huzur, güven ve düzen olur.
Nerede hareket, orada bereket : Çalışmanın çok olduğu yerde, bu
çalışmaların sonucu olan ürünler de çok olur.
Niyet hayır, akıbet hayır : Bir işe başlarken iyi niyetle hareket
edilirse sonuç ta iyi olur.